<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>CANLANDIRIR...</title>
        <description></description>
        <link>http://efsa.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 20:16:50 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>A$K NEDİR ?</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/a-k-nedir_70895.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/a-k-nedir_70895.html</guid> 
            <description>
 &lt;p&gt;&lt;/p&gt;Bir
çoğalmadan ibarettir aşk, bir coşmadan, kabarmadan, büyümeden
ibarettir. Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün? &lt;br&gt;&lt;br&gt;Sözün
var olduğu günden beri, en fazla sarf edildiği alan aşktır. Aşk üzerine
söylenmiş sözlerin sınırı yoktur. Belki söylenmemiş söz de yoktur; ama
her dönemde başka türlü söylenmekten dolayı çoğalan söz vardır. Söz
nötr bir varlıktır, üst derecesi kelam, alt derecesi laftır. Sözün
kelam derecesinde konusu aşktır. Söze en güzel manayı aşk verir. Bütün
boyutlarıyla sözü aşkla söylediğiniz zaman sözün güzelliğini
hissedersiniz. Bir cümleyi aşkla yazın; görün cümle ne kadar
güzelleşir. Usulen yazılan cümleden muhatabın alacağı pek bir şey
yoktur. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Hayatın aşktan yoksun olduğu hiçbir zaman gösterilemez
ki. Bitkinin hayatı olsun, insanın hayatı olsun, dünyanın hayatı olsun,
bütün hayatların her kademede aşka ihtiyaçları vardır. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Aşkla
bakmak; yürekle bakmak demektir. Göz sadece bir fonksiyonu yürütür; ama
fonksiyonun içini dolduran, onu sanata dönüştüren gönüldür. Biz
gözümüzle bakarız; ama gören gönüldür. Gönlümüzde aşk varsa, gözün
gördüğü güzeldir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;&quot;Yalnızca bir türlü aşk vardır; ama
görüntüleri binlerce türlüdür&quot; der bir bilge. Üç çeşidini söyleyelim:
Aşk beşeridir; şakayla başlar, sorumluluk getirir. Gözden girer,
gönülde yaşar. Surete meyledenler ziyandadır. Aşk platoniktir; sohbetle
başlar, zahmet getirir. Zihinden girer, gönülde yaşar. Siretini
süslemeyenler yol şaşırır. Aşk İlahidir; imanla başlar, vahdete
götürür. Gönülde doğar, gönülde yaşar. Sırrı saklamayanlar, başını
verir. Aşk, Allahu Teala'nın &quot;Bilinmeyi istedim kainatı yarattım&quot;
buyurduğu noktada başlar. Ve oradan bir ırmak gibi birdenbire coşkuyla
akar, binlerce yola ayrılır, binlerce ırmak oluşur. Bir baştan binlerce
baş oluşur. Onun için bir türlü aşk vardır. Varlığımızı sürdürdüğümüz
medeniyet biriki.. ( &lt;a href=&quot;http://efsa.blogcu.com/a-k-nedir_70895.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Oct 2005 01:17:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Lawrence J. Ellison ın Yale Üniversitesinde Yaptığı Konuşma</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/lawrence-j-ellison-in-yale-universitesinde-yaptigi-konusma_62806.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/lawrence-j-ellison-in-yale-universitesinde-yaptigi-konusma_62806.html</guid> 
            <description>
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br&gt;
ünlü yale üniversitesi'nde 2000'de yapılan mezuniyet törenine, oracle bilgisayar 
şirketi'nin kurucusu ve genel müdürü larry ellison davet edilir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ellison, 
şaşırtıcı, hatta şok edici bir konuşma yapar. bu konuşma &quot;iyi üniversitelerden 
mezun olmak ve iyi bir eğitim geçirmiş bulunmak, mutlaka başarılı olmayı 
gerektiriyor mu?&quot;tartışmasını yeniden alevlendirdi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
işte larry ellison'un 
sonunu tamamlayamadığı konuşması.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;b&gt;&quot;yale üniversitesi 
mezunları, daha önce böyle bir konuşma duymadığınız, görmediğiniz için özür 
dilerim. ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. lütfen, etrafınıza iyi bir 
bakın. solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir 
bakın.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;b&gt;sonra sağınızdaki sınıf 
arkadaşınıza bir bakın. ve simdi şunu kafanıza sokun: &quot;bundan beş yıl sonra, on 
yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış 
olacak. sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış 
olacak.&quot;&lt;/b&gt;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;b&gt;ve siz, ortadaki? ne 
bekliyorsunuz? siz de başaramayacaksınız. başaramayacaksınız. aslında bugün 
şöyle bir etrafıma baktığımda parlak bir gelecek için yüzlerce umut ışığı 
göremiyorum. yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de 
göremiyorum. görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey 
olmayacak yüzlerce insan. o kadar.&lt;/b&gt;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;b&gt;sinirlendiniz. bu anlaşılabilir bir şey. ben, lawrence &quot;larry ellison&quot; 
üniversite terk. kim oluyorum ve bu yetkiyi nereden alıyorum ki, ülkenin en 
prestijli yüksek öğrenim kurumunun bu yıl ki mezunlarına böyle şeyler 
.. ( &lt;a href=&quot;http://efsa.blogcu.com/lawrence-j-ellison-in-yale-universitesinde-yaptigi-konusma_62806.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 23 Sep 2005 16:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mor Menekşeler...</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/mor-menekseler_61813.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/mor-menekseler_61813.html</guid> 
            <description>
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src=&quot;http://img219.imageshack.us/img219/2654/101137tycxw2ln.jpg&quot;&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://efsa.blogcu.com/mor-menekseler_61813.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 21 Sep 2005 21:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bizimkisi Aşk Değil, Sevda Hiç Değil....</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/bizimkisi-ask-degil-sevda-hic-degil_61809.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/bizimkisi-ask-degil-sevda-hic-degil_61809.html</guid> 
            <description>
  &lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;table cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot;&gt;   &lt;tr&gt; &lt;td&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;br&gt;
Sesini duyarak geçiyor  yıllar. Yüzünü görme şansım bile yok.&lt;br&gt;Son tren gibi kaçıyor bahar, kaçan  trenlereyse kahrım çok.&lt;br&gt;. &lt;br&gt;&quot;Geleyim&quot; diyorum, gelme,  diyorsun.&lt;br&gt;&quot;Öyleyse, sen bana gel&quot; desem, &quot;bilmem&quot; diyorsun.&lt;br&gt;Sanki açıkca  &quot;gülme&quot; diyorsun, &quot;ağlayıp, gezmek senin şansın&quot; diyorsun.&lt;br&gt;. &lt;br&gt;Bizimki aşk  değil, sevda hiç değil. Biz bilerek avlandık çıktığımız yolda.&lt;br&gt;Zifiri  karanlıkta çıktığımız dağda, &quot;bir yol göster diyorum&quot;; susuyor,  susuyorsun.&lt;br&gt;Leyla, Mecnun'a ne söylemişse, ben de sana aynı sözleri  dedim.&lt;br&gt;Seven sevdiğinden ne istemişse, ben de senden aynı şeyi  istedim.&lt;br&gt;Bilirim, yok benim gönlümün aklı. Sitemde mi haklıyım, hüzünde mi  haklı?&lt;br&gt;Maalesef düşünemezsin beni, asla telli duvaklı...&lt;br&gt;Sevgi vefa ister,  özveri ister. Tapar gibi bakan gözler, &lt;br&gt;duymak istediği sözler ister. Emek  ister, mücadele ister, güven ister.&lt;br&gt;Sana &quot;bir söz ver&quot; dediğim zaman,  verdiğin yanıtlar ateşle, duman...&lt;br&gt;Saçılıyor etrafımda küller her  zaman..&lt;br&gt;Gerçek bir sevgide kavga olur mu?&lt;br&gt;Hangimiz aldattık, hangimiz  ihaneti yaşattık? &lt;br&gt;Hangimiz hile sezinledik gözlerimizde ? Bu nasıl talih,  nasıl yazgı böyle? &lt;br&gt;. &lt;br&gt;Ne çok sevdiğimi; çağırsan, koşup geleceğimi  bilemiyorsun.&lt;br&gt;&quot;Seninim&quot; dediğimdeyse, gülüp geçiyorsun.. &lt;br&gt;&quot;Sen benim  olmazsın&quot; , &quot;aramızdaki dağlar kalkmaz&quot; diyorsun.. &lt;br&gt;Sevda bahçesinde yoluna  güller derdim, sense &quot;yoluna serilmem&quot; dedin...&lt;br&gt;Bir sevda böyle yaşar mı?  Gönüller hayalle, düşle kanar mı?&lt;br&gt;Seven; seve, seve hüzne koşar mı? Seven,  sevdiğini böyle salar mı?&lt;br&gt;Söylüyorum sana son sözümü, söylüyorum tüm  benliğimi, bütün özümü..&lt;br&gt;. &lt;br&gt;Biliyorum&amp;nbsp; ne diyeceğini..Su getireceğin dere  geçecek bini.&lt;br&gt;Onun için sen sus, bir şey söyleme. Hiçbir şey deme. Sus  sevgilim sus.&lt;br&gt;Sen söyleme.</description>
            <pubDate>Wed, 21 Sep 2005 21:20:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title> KOMPÜTER EŞKIYALARI</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/komputer-eskiyalari_60884.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/komputer-eskiyalari_60884.html</guid> 
            <description>
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Efendim, kompüter mühendisi olan damadım sağ olsun bana çok yardımcı
oldu. Kompüterin nasıl kullanılacağını ve INTERNETte bulunan
sahifelerin nasıl açılacağını gösterdi. Ben de hepsini not aldım,
ezberledim. Önce kompüterin fişi prize takılacak, sonra da power yazan
düğmeye basılacak.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Neyse efendim, damadım ICQ diye bir programı
da kompütere enstalle etti. Çok ilginç ve yararlı bir program. Herkesle
konuşuyorsunuz. Herhangi bir zat size mesaj gönderince de, A-aaa diye
hoş bir ses çıkartıyor. Netekim torunumun ilk konuşmaya başladığı
zamanlar gibi.. Allah bağışlasın, pek şekerdir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Geçenlerde bu
programda gençten bir zat ile konuştum. Kendisinin HEKIR olduğunu
söyledi. Nedir bu hekır diye bende bir merak oluştu netekim. Karşımdaki
zata &quot;Hekır ne demek?&quot; diye bir sual tevcih ettiğimde, &quot;:))&quot; yazdı.
Nedir bu efendim şimdi? İki nokta üst üste ve iki tane kapama
parentezi. Bu bir nevi parola mıdır?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Neyse efendim, o akşam
damadım ve kızım torunla bana geldiler. Damada sordum, &quot;Nedir bu
hekır?&quot; diye. Anlattıklarını dinleyince şaşırdım. Hekır, bir nevi
kompüter eşkiyası imiş. Bunlar kompüter teçhizatlarına girip çeşitli
zararlar veriyorlarmış. Eşkıya, eşkiyadır efendim. İster dağdaki eşkıya
olsun, ister kompüter techizatlarında.. muhakkak ki başı ezilmelidir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&quot;Bu
kompüter eşkiyalarına karşı ne gibi tedbirler alınabilir?&quot; diye
damadıma sordum. Bir sürü kompüter olayı anlattı. Kafam almadı.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 20 Sep 2005 12:04:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bir Yol Hikayesi..</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/bir-yol-hikayesi_60536.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/bir-yol-hikayesi_60536.html</guid> 
            <description>
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/7266/biryol9jf.jpg&quot;&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://efsa.blogcu.com/bir-yol-hikayesi_60536.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 19 Sep 2005 16:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>hayat</title>
            <link>http://efsa.blogcu.com/hayat_55093.html</link>
            <guid>http://efsa.blogcu.com/hayat_55093.html</guid> 
            <description>
  &lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;br&gt; hayat&amp;nbsp; yaşandığı&amp;nbsp; kadardır&amp;nbsp; gerisi&amp;nbsp; ya&lt;br&gt; &lt;br&gt;  hatıralarda bi iz yada hayallerde &lt;br&gt; &lt;br&gt; bir umuttur...&lt;br&gt;    
.. ( &lt;a href=&quot;http://efsa.blogcu.com/hayat_55093.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 10 Sep 2005 01:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://efsa.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>