23/9/2005 - Lawrence J. Ellison ın Yale Üniversitesinde Yaptığı Konuşma
ünlü yale üniversitesi'nde 2000'de yapılan mezuniyet törenine, oracle bilgisayar
şirketi'nin kurucusu ve genel müdürü larry ellison davet edilir.
ellison,
şaşırtıcı, hatta şok edici bir konuşma yapar. bu konuşma "iyi üniversitelerden
mezun olmak ve iyi bir eğitim geçirmiş bulunmak, mutlaka başarılı olmayı
gerektiriyor mu?"tartışmasını yeniden alevlendirdi.
işte larry ellison'un
sonunu tamamlayamadığı konuşması.
"yale üniversitesi
mezunları, daha önce böyle bir konuşma duymadığınız, görmediğiniz için özür
dilerim. ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. lütfen, etrafınıza iyi bir
bakın. solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir
bakın.
sonra sağınızdaki sınıf
arkadaşınıza bir bakın. ve simdi şunu kafanıza sokun: "bundan beş yıl sonra, on
yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış
olacak. sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış
olacak."
ve siz, ortadaki? ne
bekliyorsunuz? siz de başaramayacaksınız. başaramayacaksınız. aslında bugün
şöyle bir etrafıma baktığımda parlak bir gelecek için yüzlerce umut ışığı
göremiyorum. yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de
göremiyorum. görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey
olmayacak yüzlerce insan. o kadar.
sinirlendiniz. bu anlaşılabilir bir şey. ben, lawrence "larry ellison"
üniversite terk. kim oluyorum ve bu yetkiyi nereden alıyorum ki, ülkenin en
prestijli yüksek öğrenim kurumunun bu yıl ki mezunlarına böyle şeyler
söyleyebiliyorum?
bu yetkiyi nereden
aldığımı söyleyeyim: çünkü ben, lawrence "larry" ellison, üniversiteyi terk
etmişim ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. siz değilsiniz. çünkü bill gates,
o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. siz değilsiniz.
çünkü paul allen, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. siz
değilsiniz. başka örnekler de var.
mesela michael dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor.
o da üniversite terk. ve siz o listede hâlâ yoksunuz. hımmm... şimdi çok
kızdınız. bu da anlaşılabilir. o halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin.
pek çoğunuz
burada dört ya da beş yıl eğitim
gördünüz. önünüzdeki yıllar için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken
pek çok şeyi öğrendiniz. iyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. burada size o
önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir sürü insan tanıdınız, onlarla
bağlantı kurdunuz. ve hayat boyunca yanınızdan ayrılmayacak bir kelimeyle güçlü
bir ilişkiniz oldu burada.
bunların
hepsi güzel şeyler. ama gerçekte, o kurduğunuz arkadaşlık bağlantılarına fena
halde ihtiyacınız olacak. o çalışma alışkanlığına ve "terapi"ye de ihtiyaç
duyacaksınız hayat boyu. ihtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz.
dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına
katılamayacaksınız.
belki de listeye 10
ya da 11. sıradan, microsoft yöneticisi steve ballmer gibi, girebilirsiniz. ama
herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? sadece kayda
geçsin diye söylüyorum. o da zaten master sınıfından terk etti. biraz geç kalmış
anlayacağınız. son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra
çoğunuz, kendi kendinize şunu soruyorsunuz: "yapabileceğim bir şey var mı? bir
umudum var mı?"
maalesef hayır. çok geç
kaldınız. içinize çok şey dolduruldu, siz onlara bakıp çok şey bildiğinizi
sanıyorsunuz. artık 19 yaşında değilsiniz. eveeet!... şimdi gerçekten çok
kızdınız. bu anlaşılabilir bir şey. belki de şu an, size bir umut
ışığı
vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam
zamanıdır. hayır, 2000 mezunları size değil. siz kaybettiniz. sizi, yılda 20
bin
dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa
bırakıyorum. üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk
etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek. öğütlerim size değil daha alt sınıfta
okuyanlara.
size söylüyorum: hemen
ayrılın. daha güçlü söyleyemem: ayrılın. bırakın üniversiteleri. hemen toplayın
eşyalarınızı ve fikirlerinizi. ve bir daha geri dönmeyin. terk edin. her şeye
yeniden başlayın. size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve
kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği
gibi... aşağı çektiği....."
ve kürsüden
indirilir...
dünyanın en zengin ikinci adamının yale mezunlarına
nasihatleri bunlar. ilginç ve düşünmeye değer değil mi?
|
|
Yorum yaz!
|
2009-09-24 14:07:45 - duyduğum en saçma şey |
| Yazan: isimsiz |
o kadar okudum acaba ilginç bir şey mi yapmış diye :D
Kesin yahudidir ya da babadan zengindir bu saydığı isimler... Gençlere kötü bir örnek... Özellik ile TR şartlarında ki üniversite öğrencileri bu adamın sözlerini dinler ise vay halinee... |
| Bağlantı |
2006-07-16 14:21:39 - komik!!! |
| Yazan: isimsiz |
| ne yani okumak mı iyi okumamak mı? dünyanın en zengini olmak için üniversiteyi mi bırakmak lazım? o zaman liseden terk edelim bari de servetimizi garantiye alalım;;))) hatta hiç okumayalım ne luzümu var ki..? adamın içinde kalmış belli ki... acaba neden terk ettiğini de dürüstlükle söylemişmidir? yoksa ona da kendisi gibi yol gösteren(!) bir kahin mi vardı???? |
| Bağlantı |
2005-09-23 18:56:33 - Başlıksız Yorum |
| Yazan: siyah |
| gerçekten ilginç : )) |
| Bağlantı |
|
Hakkımda
Arkadaşlarım
• ertugrultasci • designer • mistery
|